Çünkü... Sağlıklı bir kahvaltı vücudun tazelenmesine yarar. Kan şekerini (glikoz) yakıt ikmali yapar gibi düzene sokar ve güne başlamanız için size gereken enerjiyi sağlar.
Sağlıklı kahvaltı alışkanlığını edinmiş kişilerle yapılan araştırmalarda görülen ortak özelliklerin ilgi çekici sonuçlarını sizler için hazırladık.
Konsantrasyon ve Üretkenlik. Düzenli şekilde sağlıklı kahvaltı eden kişiler güne daha çabuk odaklanabiliyor, daha üretken olabiliyorlar. Araştırmacılar bunu, insan beyninin temel enerji gücü olan glikozun kahvaltı sayesinde yeterli düzeyde bulunmasına bağlıyor.
Daha Güçlü, Daha Dayanıklı.
Sağlıklı bir kahvaltı eden kişilerin gün içerisinde doğru öğün zamanlarında acıktıkları belirlenmiştir. Bunun anlamı da ne zaman ihtiyaç duyuluyorsa, vücuda gerekli enerjinin o an alınmasıdır.
Kahvaltınız için pratik ve sağlıklı bir çözüm.
Kahvaltının yaşamımızdaki önemi yadsınamaz. Ancak hayatın yoğun temposunda kahvaltımızı geçiştirmek zorunda kalabiliyoruz. Böyle durumlarda yulaf ezmeleri ve müsliler sağlıklı birer alternatif olarak karşımıza çıkıyor.
Yulaf Ezmesi, Meyveli Müsli ve Portakallı-Çikolatalı çeşitleriyle Eti Lifalif, kahvaltı için sağlıklı ve lezzetli bir alternatiftir . Güne iyi başlamanız ve gün içinde kendinizi iyi hissetmeniz için pratik bir çözümdür. Enerji verir, tok tutar, sindirimi rahatlatmaya yardımcı olur. Güne her zaman sağlıklı bir kahvaltıyla başlayın.
Sadece vücudumuza giren tuz ve sıvı miktarı ödemi artırmıyor. Ödem bahaneye bakıyor. İlaçlar, hastalıklar, adet dönemleri bir yana, stresten dağ sporlarına, aniden çıkan lodosa kadar pek çok sey ödeme neden oluyor. Bir gece de beden ölçünüz değişebilir Oysa karniniz düz ve sıkıysa, dünya olduğundan daha iyi ve daha güzel görünür. Kotlarınıza rahatlıkla girersiniz, zarif siyah elbiseleriniz size gerçekten yakışır ve bikiniler korkutucu olmaktan çıkar. Evet, bir zayıf bir şişman görünmenize neden olan ödemin pek çok nedeni var
. En bilineni, kadinlar için her ay bir ritüel haline gelen adet dönemi şişkinliği. Regl döneminde degisen hormonlar nedeniyle vücudun su tutması şişliğe neden oluyor. Reglin ikinci gününe kadar yapılan tartılarda ibre 1,5 kilo fazlasını gösterebiliyor. İkinci günden sonra vücut tuttuğu suyu bıraktığında sislik de sona eriyor. Bu nedenle uzmanlar, nedeni ne olursa olsun vücudumuza giren sıvı ile atılan sıvı arasındaki dengenin bozulmasının ciddi şekilde ödeme neden olduğunu söylüyor.
Gıda tahammülsüzlüğü
Sindirim sisteminde sıkışıp kalmış gazların, karin bölgesinin görünümünü fazlasıyla bozduğu ise ortada. Kimi kişilerde görülen gıda tahammülsüzlükleri de ödemin baslıca nedenlerinden. Kabızlık, aşırı alkol, aşırı tuz, çok hızlı yemek ya da haşlanmış fasulye gibi gaz yapıcı besinlere fazla ağırlık vermek istenmeyen sisliklere zemin hazırlıyor.
Hareketsizlik, iklim ve isi değişikliği, lodos, kalp, böbrek, tiroit gibi kimi hastalıklar, ilaçlar, hatta dağ sporları, stres gibi pek çok şey de ödem yapıyor. Ödemin altında ciddi sağlık sorunlarının yatabileceğini de akıldan çıkarmamak gerekiyor.
Ne yiyip ne içeceksiniz?
Şişkinlikle ilgili ciddi sorunlar bir yana aşağıda yaptığımız önerilerle beslenmeden kaynaklanan şişkinliklerin önünü almak mümkün… İste şişkin karınları indirmek için bazı ipuçları:
• En çok şişkinlik yapan buğday gibi besinlerden uzak durun. Pirinç ve yulaf gibi daha iyi tonere edilen besinlere yönelin. Mısırlı kahvaltı gevrekleri yerine kepekli olanları tercih edin ya da kahvaltıda meyveli yoğurt yiyin. • Bol meyve - sebze yiyerek ve bol sıvı içerek kabızlığı önleyin. Ayrıca ihtiyaç hissettiğinizde tuvalete gidin. Direnmek sindirim sisteminizi daha da tıkayabilir. • Probiyotik besinleri (asidofilus) deneyin. Bunlar, sindirim sisteminizdeki iyi ve kötü bakteri dengesini düzeltmenize yârdim edebilir. Bu denge bozukluğunda sisteminiz yavaşlar ve bu da bağırsaklarınızda gaz birikmesine yol açabilir. Probiyotikleri, besin tamamlayıcısı olarak eczanelerden alabileceğiniz gibi, her gün doğal yoğurt yiyerek ya da yoğurtlu bir içecek içerek de vücudunuza alabilirsiniz.
• Meyve çanağınızı doldurun. Elma, armut ve kayısı iyi potasyum kaynaklarıdır ve potasyum, bedeninizin sıvı dengesini düzeltmeye yârdim eder. Bu meyvelerde bağırsak hareketlerinizi düzenleyen, pektin adli çözünebilir liften de bol bulunur. Kiraz ve turunçgiller de şişkinlik yapmayan meyvelerdendir. Ananas şişkinliği alt etmekte çok ise yarar. Ananasta bulunan mucize enzim brom elin, sindirimi kolaylaştırır, gazi azaltır ve midenizi rahatlatır. Taze ananas, konservesinden iyidir, konserve ananasta çok daha az brom elin bulunur. Papaya yi da deneyebilirsiniz. İçerdiği papainadli enzim, özellikle ağır, etli yemeklerden sonra sindirime iyi gelir. 3 soru 3 cevap
Soru: Tuzu bırakmak şişkinliği önleyebilir, ama o zaman yemeklerimi nasıl tatlandıracağım?
Cevap: Öncelikle masanızdaki tuzluğu kaldırmakla ise başlayın. Sonra yemek tuzlarının yerine taze otları, limon ya da misket limonu suyunu deneyin. Tat alginiz giderek değişir ve buna birkaç haftada uyum sağlar. Böylece tuzu aramazsınız. Soru: Gıda tahammülsüzlüğü diye bir şey var mı?
Cevap: Evet, çoğu kimse farkında olmasa da gıda tahammülsüzlüğü sıkça rastlanan bir durum. O nedenle kimi gıdaları tükettikten sonra kendinizi izlemeye âlin. Şişkinliğin baslıca sorumlularından olan, buğday ve süt ürünleri gibi besinleri yedikten sonra kendinizi kötü hissediyorsanız, bir hafta kadar tahıl ve süt ürünlerini kesin ve karninizin durumunu izlemeye âlin. Dengeli bir diyetle beslenmeye devam edin ve sonuçları gün bir yere yazın. Lif ihtiyacınızı buğday yerine esmer pirinç, meyve ve sebzelerden karşılayabilirsiniz. Konserve balık, yağlı balıklar ve meyve kuruları kalsiyum ihtiyacınızı karsılar. Soya sütü, soya yoğurdu ve soyalı tatlılar da laktoz tahammülsüzlüğü olan insanlar için süt ürünlerinin yerini tutabilir. Belirli bir besine karsı tahammülsüzlüğünüz olduğunu düşünüyorsanız, doktorunuza görünün. Soru: Beslenme düzenimi iyileştirdim, ama hala göbeğim var. Ne önerirsiniz?
Cevap: Karin bölgesindeki kasları çalıştıran uygun bir egzersizle bu bölgedeki yağlardan ve şişkin görüntüden kurtulabilirsiniz.Görüntünüz için bedeni iyi saran, kaliteli iç çamaşırları giyinmeyi deneyin. Bu sizi hem rahatlatır hem de ince gösterir.
Şişkinliği önlemek için kalsiyum
• Adet Öncesi Gerginlik (PMS) semptomlarına kulak verin. Eğer her ay şişkinlik yasıyorsanız, tamamlayıcı destek almayı deneyin. Bulgular, günde 1000 mg. kalsiyum almanın, su tutulmasıyla ilgili sorunları giderebileceğini gösteriyor (ortalama günlük gereksinim 700 mg.). Can sikici PMS semptomlarini hafifletmek için, B6 vitaminini deneyin.
• Günde en az 8 bardak su için. Düzenli aralıklarla, azar içmek en iyisi. • Öğünlerde yavaşlayın. Acele yemekten vazgeçin, yemeğinizin tadını çıkarmaya bakin ve lokmalarınızı iyice çiğneyin. Yemeklerinizi hızla mideye indirirseniz, hava yutabilirsiniz ve bu da şişkinlik yapabilir. • Karin egzersizlerini deneyin. Pilates üst karin kaslarınızı çalıştırmanın harika bir yoludur. Pilates karninizi gerçekten sıkılaştırabilir. Ayrıca doğumdan sonra belinizi forma sokmanın da harika bir yoludur.
Soğuk el ve ayaklar kan damarlarının büzüşmesi yada bir şekilde tıkanması ile ortaya çıkan şikayetlerdir. Bu cilde doğru giden kan damarlarının etrafındaki bağ dokusu gerginliğinin artması ile ortaya çıkabilir. Dolayısı ile el ve ayaklara kan akışı azalır; önce renkleri pembeden mora döner, sonra mavileşir hatta beyazlaşır. Kan akımı düzelmeye başlayınca renk geriye doğru döner; bu sırada zonklama ve karıncalanma hissi olur.
Soğuk el ve ayak bazı insanlar için gerçekten sıkıntı verici ciddi bir sorun olabilir. Bu hastalar kendilerini yaz kış kalın çorap ve eldiven giymek zorunda hissedebilirler. El ve ayakları her zaman soğuktur. Bu duruma yol açan sebepler kısaca şöyle sıralanabilir;
1.Kalp ve damar hastalıklarına bağlı dolaşım bozuklukları 2.Raynaud Hastalığı 3.Uzun süreli titreşim yapan el aletleri ile çalışmak 4.Bazı ilaçların yan etkileri (kronik cıva, amalgam zehirlenmeleri gibi) 5.Altta yatan bazı hastalıklar ( hipotiroidizm, östrojen ve progesteron denge bozuklukları, adrenal yetmezlik gibi) 6.Stres
Bazı insanların kan damarları soğuğa karşı aşırı hassastır ve kolaylıkla büzüşür; bu duruma Raynaud Hastalığı denilir. Daha çok genç kadınlarda görülür. Parmak uçları, parmaklar ve hatta tüm el soğur ve beyazlaşır. Uyuşukluk görülür ve ince hareketleri yapmak güçtür. Bazen işe ayaklarda karışır, benzer durumlar buralarda da görülür.
Şikayetlerin ortaya çıkmaması için özellikle soğuk su ile el ve ayakların temasının önlenmesi gerekir. Kışın su geçiren yada ince tabanlı ayakkabılar rahatsızlığı en çabuk ortaya çıkaran sebepler arasındadır. Eğer sıkı giyinmek, soğuktan kaçınmak yeterince faydayı sağlamıyorsa aşağıdaki tavsiyelere uymak şikayetleri azaltacaktır. •Sigara içmeyin, çünkü dolaşımı bozar •Kafeinden uzak durun, çünkü kan damarlarını daraltır •Soğuk cisimlere dokunmaktan kaçının, buzu maşa ile tutun •Parmaklarınızı gererek kollarınızı esnetecek hareketler yapın, kan dolaşımını arttıracağından ısınmayı hızlandıracaktır. •Ayağınıza yapışan ince ayakkabılar giymeyin •Ve tabii ki altta yatan bir hastalık varsa onun tedavisine yönelin
Yukarda adı geçen hastalıkların tedavisinde bu genel önlemler fayda etmediğinde uygulanabilecek tıbbi ve cerrahi tedaviler vardır; fakat uygulamaya kararı kununun uzmanı hekim verecektir.
Zeytinyağına yeni bir rakip geldi. Amerika ve Avrupa'da son yıllarda çok moda olan kanola yağı Türkiye'de de yeni yeni diyetisyenlerin tavsiyeleri arasına girmeye başladı. Kanola yağının görünümü; ayçiçek yağıyla aynı. Adını yeşil bir bitki olan ve evde bile kolaylıkla yetiştirilebilen kanoladan alıyor. A D E ve K vitaminlerini içeren bu yağ; bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Ayrıca raşitizm adlı kemik hastalığına ve osteoporoza da iyi geliyor. Türk Kalp Vakfı Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Sumru Özbay kanola yağı hakkında bilgi verdi:
KEMİKLERE İYİ GELİYOR * Kanola yağı nasıl bir yağ? Yağlar; yiyeceklerin hazırlanmasında ve tüketilmesinde kullanılan saf birer enerji kaynağıdır. Bitkisel sıvı yağların özellikle hipertansiyon kolesterol ve koroner kalp hastalıklarından korunmak için kullanılması gerekir. Bunlar; lipit düzeyini de ayarlar. Dünyada bitkisel yağ üretiminde soya fasulyesinden sonra ikinci sırada kanola yağı geliyor. Bu yağ; A D E ve K vitaminlerinin yanında Omega 3 ve Omega 6 da içeriyor. Hem zeytinyağı özelliği taşıdığı hem de diğer bitkisel sıvıyağların özelliğini gösterdiği için tüm dünyada çok tercih ediliyor.
* Bu yağın içinde gerçekten vitamin var mı? Sıvıyağlarla beslenmenin önemi; son 30 yıla damgasını vurdu. Çünkü vitaminler yiyeceklerle vücuda alındığında bunların bağırsaktan çözünüp kana geçmesi için yağa ihtiyaç vardır. İnsan vücudunda yağda eriyen vitaminler ayrı bir grup oluşturur. Bunlar A D E ve K vitaminleridir. A vitamini bir antioksidandır. D vitamini ise kalsiyumun kemiklere taşınmasını sağlar. Tüm bu vitaminleri içeren kanola yağı raşitizm ve osteoropoz gibi hastalıkları önlemektedir. Ayrıca bu yağ; birçok cilt hastalığına da çok iyi gelir.
ANTİOKSİDAN ÖZELLİĞİ VAR * Zeytinyağı kızartmalarda kullanılmaz ama kanola yağı kullanılabiliyor. Kanola yağı ile zeytinyağının farkı var mı? Aslında zeytinyağı için söylenebilecek her şey kanola yağı için de söylenebilir. Kanola yağı zeytinyağına eşdeğer özelliklere sahiptir. Ancak zeytinyağı yarı doymuş yağlar grubuna girmektedir. Her iki yağın da dumanlanma noktası bir hayli yüksektir. İkisi de aşırı ısıda duman yapmaz ve kimyasal maddeleri açığa çıkarmaz. Kanola yağı antioksidan özelliğe sahiptir. İnsan mekanizmasını olumlu etkiler. Büyüme ve gelişmeye yardımcı olur. Ayrıca bağışıklık sistemini de güçlendirir.
Birçok insanın yemeye karşı koyamadığı yiyeceklerin başında gelen çikolata temize çıktı.
Uzmanlar daha önce yapılan araştırmalarda iddia edildiği gibi çikolatanın sivilce yapmadığını açıkladı.
İngiltere’de faaliyet gösteren Frutels isimli firma cilt sorunu olanlara özel bir çikolata kürü hazırladı. İngiltere’de satışa sunulan ve akne tedavisinde kullanılan bu çikolatanın en özelliği zengin antioksidana sahip olması. Araştırmacı Paul MacDonald, günde 3-4 adet bu çikolatadan yemenin akneyi tamamen tedavi ettiğini söyleyerek, çikolatanın sivilce yapmasının ise tamamen bir efsane olduğunu ifade etti.alıntıdır.
Dün CANIM olan, yarın düşmanım olmaz benim. Yaşananların hatrı hep saklı kalır. Hatırları hep sorulur selamları hep alınır; Sildiklerim vardır bir de; Onlar yanlışlarım ve pişmanlıklarımdır, Adları anılmaz, hatırları sorulmaz, Sadece BEDDUALARIMDIR!! Vicdanla birlikte Şeref ararım ben sevdiklerimde. Her zaman doğru değildir elbet seçimlerim. Zaman gelir şerefsizleri de severim. Her yerde gözüm kulağım vardır benim ;Eksik söylemek yalan söylemek değildir; mantığındaki;Çok Dürüstler? Beni değil, kendilerini k