Şeytan bir gün büyük bahçeli, koskoca bir malikaneye girmiş. Merdivenleri çıkmış. Bir kuzu görmüş. Kuzunun boynunda bir ip varmış. Şeytan ipi çıkarmadan yalnızca biraz gevşetmiş. Kuzu ipin gevşemesiyle hareket etmeye başlamış ve malikanenin önünde bulunan aynayı görmüş.şaşırınca bir hamle yapıp aynayı kırmış. Çıkan gürültüye evin hizmetçisi gelmiş. "Sen ne yaptın? Ben şimdi burayı nasıl temizleyeceğim. Evin beyi bunu duyunca kesin beni kovar," demiş ve kuzuya bir tekme atmış.Kuzu merdivenlerden düşünce ip yetmemiş ve kuzunun boynunu kesip onu öldürmüş. Bu sırada evin uşağı gelmiş. Neler olduğunu sormuş. Kadın anlatınca "Bunu nasıl yaparsın? Bey şimdi ikimizi de kovacak. O kuzu onun için çok değerliydi." demiş.Ve hafifçe kadını itmiş.Kadın dengesini kaybetmiş ve merdivenlerden düşüp boynunu kırmış. Sesi duyunca evin hanımı gelmiş. Olanları öğrenince sinirlenmiş. Tam uşağı dövmek için uşağa yaklaşırken uşak "Lütfen beni bağışlayın ve beni kovmayın" diyerek diz çökmüş. Uşağın üstüne hızla gelen kadın ise ona çarpıp merdivenlerden yuvarlanmış ve ölmüş. Evin beyi gelip de olanları dinleyince belinden silahı çekip uşağı vurmuş. Sonra kendi kendine "Eyvah ben ne yaptım? Bir kuzu, aynanın kırılması ve sevmediğim karım için elimi kana bulamaya, katil olmaya değer miydi?"demiş ve silahı çekip bir kurşun da kendine sıkmış?. Bütün bu olanları bir kenardan izleyen şeytansa sırıtarak "Ben hiç bir şey yapmadım ki. Yalnızca acıyarak kuzunun boynundaki ipi gevşettim, o kadar..." demiş
Hayret ki gece yazılır hep şarkılar ve hep gece yaşanır hayatlar. Bir gece vakti yazılan şarkılar, geceye yazılan şarkılardır aynı zamanda ve bir gece vakti yaşanan hayatlar sahibini yaralar sadece. Herkesin gece olabildiği tek şey, hiçbir hükmü olmayan hiç kimse olmaktır.
Hükümsüz insanlar geçer gecenin içinden, sabaha dek. Kimileri bir sokak lambasının fersiz ışığında arar kendilerini, kimileri solgun ve titrek bir mumun alevinde yitirir benliklerini. Kimileri için hayat henüz vardır, kimileri içinse sonsuz bir kaygıdır o. Bir bebek için boşluğa fırlatılan çığlıktır gece, bir ölü için mezardaki sığlıktır, iki hece. Bir yıldız sağanağının altında yaşansa da çoğu zaman, tek bir yıldızınız bile olmaz size kalan. Bin yıldız geçer de başınızın üzerinden, bir yıldızdır sevdalandığınız. Sevda olur yıldızın adı da yine sizsinizdir geceye kalan.
Bir rüyadır gece hiç olmadığı kadar gerçek. Hem geçmiş vardır içinde, hem de gelecek. An’dır, geçmişi ve geleceği bir çırpıda silecek...
Sancıdır gece, bilinmeyene gebe. Bıçaktır gece yüreğinizde, istemeseniz de.
Eski bir dostun eskimeyen sesinde saklı kalan hüzündür.Saklı kalan aslında, geceden hep gizlediğin yüzündür.
Savaştır gece, orduları olmayan. Yüzlerce ölü vardır içinizde ve bir o kadar öldüremediklerimizle... Kendi kavganızdır gece, kendi sevdanızdır da... Ya da ikisinin ortasında, yoğun bir bilmece.Kimi zaman yıldızdır dostunuz, kimi zaman ay, ama kırgınsınızdır hep güneşe.
Gül ile bülbülün hikâyesinde, gülün adı, bülbülün kanıdır gece. Gece, ilham olur aşka düşen bîçâre gence.
Leyl’dir gece, kelimelerin en karanlığıdır. Leylâ olur gece, sebebi mecnûnluğundandır.
Yusuf’un gözleridir gece, Züleyhâ’ya. Yusuf’un sözleridir gece, Züleyhâ’ya. Züleyhâ bir ince sızıdır ki,aynı gecelerde, yazgısı düşer ay yüzlü Yusuf’a.
Yazıdır gece, semaya yazılan, yazgıdır gece alna kazılan.
Bir sırdır gece kulağa fısıldanan, bir yârdır gece omzuna yaslanılan.
Teni aşırı besleyip geliştirmeye bakma! Çünkü o, sonunda toprağa verilecek bir kurbandır. Sen, asıl gönlünü beslemeye bak! Yücelere gidecek ve şereflenecek olan odur…
Dün CANIM olan, yarın düşmanım olmaz benim. Yaşananların hatrı hep saklı kalır. Hatırları hep sorulur selamları hep alınır; Sildiklerim vardır bir de; Onlar yanlışlarım ve pişmanlıklarımdır, Adları anılmaz, hatırları sorulmaz, Sadece BEDDUALARIMDIR!! Vicdanla birlikte Şeref ararım ben sevdiklerimde. Her zaman doğru değildir elbet seçimlerim. Zaman gelir şerefsizleri de severim. Her yerde gözüm kulağım vardır benim ;Eksik söylemek yalan söylemek değildir; mantığındaki;Çok Dürüstler? Beni değil, kendilerini k